Hz. Yusuf'un Rüyası

Yusuf suresi / 4
Bir zaman Yusuf babasına; 'Ey babacığım! Doğrusu ben (rüyamda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; gördüm ki onlar bana secde eden kimselerdir.' demiştir.

Yusuf suresi / 5
(Babası Yakup ise) dedi ki; 'Ey oğulcuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma! Sonra sana (hased ederler ve) bir hile olarak tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır!

Rüyalar hayal duygusunun, ruhsal durumun, yakın ve uzak zamanlarda yaşanan tecrübelerin/hatıraların, duyguların etkisiyle veya ilahi kaynaktan gelen bir ihamla görülür. Duygular ve ilahi kaynaklı rüyalar genelde anlamlı ve geleceği gösterebilir.

Hayal veya tasavvur yeteneği büyük oranda çocukların sahip olduğu bir yetenektir. Rüyalarda her şey mümkündür. Rüyalarda sembol dili geçerlidir. Rüyada akıldan çok duygular egemendir. Rüyalardaki soyut görüntüler gerçek hayatımızdaki kişiliğimizin somut gerçekleri ile bağlantılıdır. Rüyalar akla dayanan ve bundan dolayı da gerçekleşen bazı tahminleri içerebilir.

Hz. Yusuf'un rüyası gerçek bir rüyadır, yani akıldışı bir hırsın tatmini değil, gerçekleşmesi muhtemel birtakım olayların önceden görülmesidir, ilahi kaynaklıdır. Gerçek yaşamda küçük Yusuf zeki, azimli ve yetenekli bir çocuktur. Ancak diğer kardeşlerinden güçsüz ve zayıftır. Babası çocukları arasında en çok Yusuf'a düşkündür, Yusuf'un aynı anneden olan sadece Bünyamin isimli bir kardeşi vardır, bu ve başka sebeplerden dolayı Yusuf kardeşleri tarafından kıskanılmaktadır. Rüyadayken gerçek dünyadaki fiziksel-ruhsal bağlarımızdan kurtuluruz. Küçük Yusuf da rüyasında gerçek dünyadan kopmuş, bastırılmış duygularını açığa çıkarmış ve kendisini; güçlü, üstün, kardeşlerinin kendisine secde ve itaat ettiği bir şekilde görmüştür. Yusuf'un yaşadığı bölge çöl ikliminin hakim olduğu bir yer olduğu için Güneş'in gündüze olan hakimiyeti, Ay'ın geceye olan hakimiyeti ve yıldızların önemi tartışılmaz. Bu cisimlerin bir çocuğun aklında edindiği yer dikkate alındığında; rüyada sembollere dönüşmeleri olağandır. Bu da rüyanın, görenin kişiliği, tecrübeleri ve çevresi ile olan bağına bir işarettir. Örneğin çocuklar genelde rüyalarında; babalarını-kral ile annelerini-kraliçe ile sembollenmiş şekilde görürler. Bu bağlamda Hz. Yusuf'un gördüğü rüyada, gerçek hayattaki tecrübeler/çevreden kaynaklı olarak en güçlü değerli şey çöldeki güneş, ay ve yıldızlardır. Bu yüzden en güçlü olan Güneş babayı, Ay anneyi, yıldızlar kardeşleri temsil eder. Yusuf'un günlük yaşamında ataerkil bir ailede/çevrede büyüdüğünü de düşünürsek neden en güçlü sembolün baba olduğu da ortaya çıkar.

Ataerkil düzenlerde hiyerarşi hakimdir. İtaat ön plana çıkar. Yusuf'un rüyasında da bu durum vardır. Yusuf'un gördüğü rüyanın ilahi tesirli bir rüya olduğunu da düşünürsek, gelecekte peygamber olacağının müjdesini içeren bu rüya da gök cisimlerinin kullanılması anlamlıdır. Çünkü bir çocuk -özellikle o dönemde o çevrede- dua ederken ellerini göğe kaldırır, yaratıcı nerede diye sorulduğu zaman parmağı ile göğü işaret eder, ölen bir yakını melek olup göğe uçmuştur, yağmur/rahmet yaratıcı tarafından gökten indirilir vs ... Dolayısıyla da uhrevi içerikli, geleceğe yönelik kehanet içeren böyle bir rüyada, çocuk gökyüzündeki cisimlerin sembol olarak kullanıldığını görecektir. Aynı şekilde rüyada kendine secde edildiğini görülmesi kişiye yaratıcıyı çağrıştırır. Çünkü her şeye hükmeden yaratıcıdır. Allah'ın-Rabbin insanı kendi suretinde yaratması, onu yeryüzüne temsilci kılması düşünüldüğünde insanın bu haleti ruhiye içinde kendisine secde edildiğini görmesi akla aykırı değildir. Ayrıca önümüzde Hz. Adem'in yaratılışı sürecinde meleklerin ona Allah'ın emri ile secde etmeleri örneği bulunmaktadır. Tüm bu bilgiler eşliğinde Hz. Yusuf'un rüyası ve rüyasındaki semboller daha anlamlı hale gelmektedir.

Rüyalar, kaynakları geçmiş yıllara uzanan arzuları temsil edebilir aynı zamanda rüyalar geleceğe de yönelmişlerdir. Rüya gören kişinin hedef ve düşüncelerine ışık tutarlar. Bu kapsamda Hz. Yusuf'un küçükken yaşadığı ortamda ve kardeşlerinin davranışlarından kaynaklı olarak saygı görmek ve başarılı olmak istemesi olağandır. Bunu da elde edebilecek zeka ve yeteneğe sahiptir. Bu kapsamda seküler açıdan yaklaşırsak, Yusuf rüyasında aslında olmak istediği kişiyi semboller vasıtasıyla görmüştür. Bu isteği ise ona hayatı boyunca kılavuzluk etmiştir. Aslında burada Hz. Yusuf'un duygularının, tecrübelerinin vs. onun rüyasını şekillendirdiğini, rüyasının ise onun hayatının geri kalanını şekillendirdiğini söyleyebiliriz. Yusuf'un ona kılavuzluk eden önemli biri olma istediği bir yana, rüyasını babasına anlatması her şeyi değiştirmiştir. Bilindiği gibi rüyasını babasına anlatmasından sonra Yusuf'un ağabeylerinin ona karşı daha fazla kıskançlık duyguları artmıştır. Bir süre sonra Yusuf'u gezdirme bahanesiyle babalarından uzaklaştırıp, O'nu kuyuya atmışlardır. Günler sonra bir kervan Yusuf'u kuyudan çıkarıp, köle olarak Mısır'a götürmüş ve Mısır vezirine/valisine satmışlardır. Sonrasında valinin eşinin iftirası ile hapse düşen Yusuf bir rivayete göre 7 yıl, bir rivayete göre de 12 yıl hapiste kalmış, bu esnada kendini rüya tabirinde geliştirmiştir. Bir gün Firavun'un rüyasını tabir ederek, hapisten kurtulmuş ve Mısır'a vezir olmuştur. İşte eğer küçükken o rüyayı babasına anlatmasa bunların hiçbiri olmayabilirdi. Dolayısıyla kişi rüyasında gördüklerini ulaşılması gereken olarak kabul edip, gerçek hayata mal edebilir ve bu hedefe ulaşmak için bilinçli ve bilinçdışı olarak olayları etkiler, deyim yerindeyse evreni büker. İstemli ve istemsiz çabalarla rüyamız kısmen veya tamamen gerçek olur. Yani geçmişte gördüğümüz bazı rüyalar gelecekte yaşayacaklarımızın "spoiler"ları olur.

Sonuç olarak, Hz. Yusuf çocukken gördüğü rüyanın etkisiyle, çocukken yaşadığı tecrübeler ve duyguların yönlendirmesi, zeka, azim ve yeteneğinin yardımıyla veya Allah'ın ona ihsanı olan ilahi rüyada sembolize edildiği gibi onun kaderini bu şekilde çizmesiyle peygamber olmuş ve rüyası gerçekleşmiştir.

Yusuf suresi / 6
Böylece Rabbin seni seçecek; sana rüya tabirini öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a tamamladığı gibi, sana ve Yakub ailesine de nimetini tamamlayacak. Şüphesiz ki Rabbin, Alim, Hakim'dir.

Yusuf suresi / 100
Böylece (sarayına geldiklerinde) ana-babasını (kendi) tahtının üstüne çıkardı ve (derken hepsi) onun (Yusuf) için secde ediciler olarak secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki; "Ey babacığım! İşte bu, evvelki rüyamın tabiridir. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı ...